diziland.net size bildirim göndermek istiyor.

Bildirim Almayı Kabul Et
Black Mirror
DEVAM EDİYOR

Black Mirror (2011-)

Modern dünyanın karanlık yüzünü ele alan hikayelerle Alacakaranlık Kuşağının bir başka yansıması olan bir İngiliz yapımı. Kısa sezonlardan oluşan bu mini dizi her bölümde farklı bir hikayeyi, farklı oyuncularlar, farklı yönetmenlerle anlatıyor. 10 yıldan fazla bir süredir, teknoloji, biz daha ne olduğunu anlamadan yaşamımızda her alanı kapladı. Her evde bir plazma Tv, her masada bir monitor, her bir avuçta ise akıllı telefonlarımız yer aldı. Peki bu teknolojinin bizim sosyal yaşamımıza yansıması nasıl? Hayatımızı kolaylıştırması yeterli mi? Ne gibi korkunç sonuçlara neden olabilir? Bu dizide bu soruların cevabını bulurken teknolijinin karanlık yüzüyle karşılaşacağız. Bir başka deyişle, 21.yüzyılın "Karanlık Ayna"sını göreceğiz.

YORUMLAR (30)

3 ay önce


izlenilir ama 5.sezon beklentileri karşılamadı
3 ay önce


5. sezon güzeldi ama ben bu diziyi mükemmel olduğu için izliyordum 6.sezonda umarım kendilerini affettirirler
3 ay önce


Black Mirror 3 bölümlük bir mini dizi. Evet dizi ama, tüm bölümleri birbirinden bağımsız birer kısa film adeta. 2 bölümü Dead Set‘in yaratıcısı Charlie Brooker tarafından kaleme alınan dizinin son bölümü ise, Jesse Armstrong imzası taşıyor. Black Mirror, takipçisi olduğumuz teknolojinin ilerledikçe başımıza açabileceği belaları, yüzümüze tokat gibi çarpıyor adeta. Serinin ilk ve bence en sağlam bölümü olan The National Anthem; bizi o çok sevdiğimiz sosyal medyanın utanç verici bir yüzüyle tanıştırıyor. İngiltere Başbakanı’nın Beaumont Düşesi Prenses Susannah’ın kaçırıldığını öğrenmesiyle başlayan hikaye, sabaha karşıyı ertesi güne bağlayan saatlerle devam ediyor. Prensesin kaçırılma haberini youtube üzerinden öğrenen hükümet ne yaparsa yapsın, olayın twitter, facebook vb. platformlarda yayılmasını engelleyemiyorlar. İşin en can alıcı kısmı ise Susannah’nın hayatı karşılığında fidyecinin ne istediği? İşte bunun için sizi diziyi izlemeye davet diyorum. Başbakanı doğrudan ilgilendiren bu istek, ülke gündemine bomba gibi düşüyor ve ortalık ahlaki bir açmaza sürükleniyor. Serinin 2. bölümü ilkine nazaran daha durağan ve bu kez bilimkurgu ön planda. Gelecekteki bir dünyada enerji üretebilmek için pedal çevirmek zorunda olan fit insanlarla dolu bir topluluk. Pedal çevirmeyi reddedenler (ki tahmin edebileceğiniz gibi onlar şişman insanlar) temizlik işlerinde çalışıyorlar. Pedal çevirdikçe kazandıklarınızı sanal karakterlerinize kıyafet almak için ya da sorunlarınızı anlatabileceğiniz sanal psikologlara haracayabiliyorsunuz, tabii bir de yemeğe. Pedalsız geçen saatlerinizde dört tarafı ekranlarla kaplı bir odada kalıyor ve yayınlanan reklamları izlemek zorunda kalıyorsunuz. Bu dünyadan kurtulmanın tek yolu ise, bir tür yetenek yarışması olan Hot Shot’a katılmak. Ama yarışmaya katılmak da sandığınız kadar kolay değil. 15 Million Merits isimli bu bölüm, televizyonun üzerimizdeki etkisine çarpıcı bir bakış. Son bölüm ise bilimkurguyla ikili ilişkileri buluşturan The Entire History of You isimli bölüm. Daha önce The Final Cut isimli filmde bir benzerini izlediğimiz bir teknoloji olan, anılarımızın daha doğrusu tüm görüp yaşadıklarımızın depolanabildiği çiplere sahip olduğumuz bir gelecekteyiz. Tüm hayatımızı tekrar tekrar izleyebilir, hatta başkalarına da izletebiliriz. Peki ya bu iyi bir şey mi? Eğer çok masum bir insansanız belki, ama yalanlar sarmışsa dört bir yanınızı, belki de çip taşımak sizin için doğru karar değildir. Bu üçü de birbirinden enteresan hikayelere sahip olan Black Mirror, kesinlikle izlenmeyi hakediyor.
3 ay önce


zaten bu ingilizlerden dizi denince korkacaksın arkadaş. 100 yıllık sherlock holmes’u bile, öyle böyle yine üçer bölümlük dizilerle gözümüze sokmadılar mı? hiç ama hiç bu kadar etkileyici olacağını tahmin etmemiştim her bölümünde farklı bir über yaratıcı senaryonun işlendiği muazzam dizi. ultra teknolojik olaylardan bahsedilen bölümlerinde bile olayın bilim-kurgu kısmına, teknik boyutlarına girmeden, olası insan psikolojisini ve insan ilişkilerini vurucu bir şekilde anlatan 3 sezonluk şaheser. bu tarz bir diziyi yazmak için sadece geleceğe yönelik teknolojik bir öngörü yeterli olmaz. black mirror'ı diğer masalsı sci-fi dizilerinden filmlerinden ayıran en temel şey, sosyolojik ve toplumsal bilgiyide içinde bulundurması. insanların özündeki rekabetçiliği, bireyciliği gösterebilmeleri. 1. sezon 2. bölümünde zenci arkadaşımızın hayatın saçmalığını, insanların bu saçmalığa gözü kapalı inanmasından doğan bıkkınlığını dile getirmiştir, ancak bu gerçekçi dile getirişi bile sistem kendi avantajına kullanmayı bilmiş ve adamın ''içten'' konuşmasını, kendi ''yapay''lığına alet ettirmiş, çıkarı için kullanmıştır. gerçek hayatta da böyle değil mi? kafamda hayatın umutsuzluğuna dair en önemli sorunlardan birine resmen parmak basmış adamlar. günümüz gazetecilerin, sistemde olan yanlışları, kendileri de o yanlışlara hizmet ettikleri için ( cnn programcıları, spikerler, gazeteciler, genel olarak ana akım medya) dünyada ki sıkıntıyı farklı bir yöne kaydırmaları, dünyada ki savaşların temel nedeni olan kapitalist düşünceyi, açlığın, fakirliğin hatta ve hatta tecavüzlerin ( bu konu genel olarak toplum tarafından yetersizliğe, saygın olamamaya itilmiş insanların, değersizleşmesi ve o ortamlarda birbirlerini etkilemeleri) asıl nedenini konuşamıyorlar. birer aydın olarak karanlık'a hizmet ediyorlar. bu bölümde de onu gördüm. çıkarcılığa karşı olmanın ana nedeni ahlakçı, doğrucu bir insan tipi olmaktan çok, kendi çıkarın için çıkarcı insanları hedef almak olduğunu gösteriyor. 3. bölümde apayrı bir bölümdü, yine birey analizlerinin ve gelecek yorumunun harmanlandığı çok güzel bir bölümdü. hiç öyle romantizme kaptırmadan, yapay insan hareketlerine yer vermeden gerçekci bir şekilde bir insanın ne denli yalan söyleyebileceğini gösterdi. çok güzel insanın beyin limitlerini zorlayan çok aşırı dozda post-modern bulduğum dizi. resmen izledikten sonra dimağımda metalik bir şuur algısı yaratıyor. mekanik/elektronik/mekatronik/genetik gibi disiplinlerin hepsi istisnasız bir biçimde kusursuzca kurgulanmış insanoğlunun, teknolojiyi ne kadar geliştirirse geliştirsin mevzu bahis içgüdüleri olunca bir anda ilkel zamanlarındaki haline döndüğünü, evrim geçirenin bilgi ve bu bilgiye dayanan teknoloji olduğunu ve insanın aslında pekte bir evrim geçirmediğini, insanı, insana değişik bir perspektif sunarak anlatan son zamanlar da izlediğim en futuristik ve en başarılı dizilerden birisi izleyin izlettirin 10 üzerinden 8
3 ay önce


bence izlememelisin @Adem Taşdelen
3 ay önce


Teşekkür ederim
3 ay önce


Ben beğendim, diğer sezonlara göre sönük olabilir ama diğer dizilerden hala gözümde daha üstün
3 ay önce


neden diziye başlamadım daha önerir misin peki?
3 ay önce


5.sezon çöp suanlik
3 ay önce


KESİNLİKLE İZLENİLMESİ,İZLETİLMESİ GEREKEN BİR DİZİ favori bölümüm ise the man against fire(s3e5)